İpek Eşarp/Şallar Nasıl Temizlenir ?

Üretim süreci bir hayli zahmetli olan ve bu sebeple lüks kumaşların başında gelen ipeği hemen hemen hepimiz kullanıyoruz. Özellikle günlük yaşamımızda sıkça tercih ettiğimiz ipek şal / eşarplar, zarif ve şık duruşlarıyla kıyafetlerimizin vazgeçilmez tamamlayıcıları. Eğer bir eşarp ya da şal kullanıcısı iseniz, %100 ipek bir ürünün piyasa fiyatının en az 100 TL ‘den başladığını da bilirsiniz. Hal böyle olunca, şal ve eşarplarımızı dikkatli kullanmak, temizliğini dikkatle yapmak kaçınılmaz oluyor :)

Devamını Oku

Kısa Bir Mola

Geçen hafta bayram tatili için Armutlu tarafındaydık. Mutlaka duymuşsunuzdur İhlas Armutlu Tatil köyünü. Geçen yıllarda gittiğim bir mekandı, bu yıl da ilk kez eşimle gitme fırsatı buldum. Ailelerin burayı tercih etme sebebini bu vesile ile daha iyi anlamış oldum :) Bir kere sizi rahatsız edebilecek hiçbir manzara ile karşılaşmıyorsunuz. Gelen ailelerin çoğu zaten muhafazakar aileler olduğu için, gönül rahatlığı ile tatilinizi yapabiliyor, haşemanızla denize girebiliyorsunuz.

Devamını Oku

Şehirde Hayat Var

3F7A7086 copy copy

Hafta sonuna merhaba!

Şehirde yapılmayı bekleyen pek çok aktivite var yine.

Güne pöfür pöfür bir Boğaz turuyla başlamak hiç fena olmaz örneğin. Sarıyer, Kanlıca, Üsküdar, Beşiktaş derken Eminönü’e varıp kısa bir tarih turu ile güne devam edilebilir. Mısır Çarşısı’ndan yeni çekilmiş kahve ve taze baharatlar alıp akşamki iftar ziyafetine biraz daha lezzet katmak da güzel fikir doğrusu.

Devamını Oku

Yaz İçin Pratik Yüz Detoksu

Temmuz ayına girdik, sıcak yaz iyiden iyiye “ben geldim” diyor. Bu aylarda cildimizdeki gözeneklerin sıcaktan genişleyerek kiri ve yağı emdiğini biliyorsunuz değil mi ? Bu yüzden bu aylarda cildimize özen göstermek, normalde olduğundan çok daha önemli. Cildimizi temizlemeli, nemlendirmeli, belirli aralıklarla peeling ve buhar banyosu yapmalıyız. Bunun dışında yüz egzersizleri, bol su tüketmek ve sağlıklı beslenme de şart tabii ;)

Devamını Oku

Renkler ve Ötesi

Kıyafetlerimizde, evimizde, ofisimizde, arabamızda; yaşamımızın her alanında renkleri kullanıyoruz. Ama çoğu zaman bilinçsizce kullanıyoruz. Oysa ki bilmeden kullandığımız her renk bizde olumlu ya da olumsuz duygu değişimlerine sebep olabiliyor. Renk titreşimlerinin oluşturduğu fiziksel etkilerden kaynaklanıyor bu duygu değişimleri. Bazı renkler daha fazla titreşim yayıyor, bazıları daha az.

Devamını Oku

Ayın 4’lüsü: Şubat 2015

şubat2015

“Zaman nasıl geçiyor böyle” diye hayıflanıp duruyoruz. Yeni bir aya giriyoruz, o ay bitiyor. Sonra peşinden yine bir ay geliyor. Peşi sıra birbirini kovalayan günler, bazen her biri birbirinin aynı günler. Bazen de hiç umulmadık deneyimler, farklı mekanlar; farklı insanlar ile keyiflenen anlarımız. İşte her ay bitiminde şöyle bir geriye bakmanın, güzel anları pekiştireceğini düşündüğümden; bundan sonra her ay bitiminde paylaşacağım “ayın 4’lüsü” yazı serimi hayata geçiriyorum. Benim için o ayın en güzel 4 şeyi; bir mekan, bir duygu, bir film, bir koleksiyon, bir sergi vs. bloguma renk katacak. Bakalım Şubat’ın 4 ‘ü nelermiş: Devamını Oku

Beni Anlatan Bir Şey

SAMSUNG CSC

Şimdi ben uzun uzadıya bir giriş cümlesi yazmışım, yazmamışım , bu yazı için çok da önemli değil aslında. Ama 2014′ ün benden götürdüklerinin başında, “artık uzun cümleler kurmuyorum” mottosu gelir desem doğrudur. O eski heveslerim, o eski heyecanlarım, okul yıllarımdan kalan ve beni ben yapan -gece lambasının dostane ışığında saatlerce yazma- ritüellerim, 2014’ün her bir yeni ayıyla paralel doğrultuda uzaklaşıp gitti. Artık çok daha basit yaşıyorum, çok daha kısa tutuyorum bazı şeyleri. İster buna hızla akan zamanın akışına kapılmak diyelim, ister o saçma olgunlaşma süreci diyelim, ister ilham perileriyle aramızdaki buzları eritemedik diyelim. Ama şunu farkediyorum, çok zaman olmuş beni anlatan yazılar yazmayalı. Oysa ki, istisnasız şehirler arası her seyahatinde bile kucağından bilgisayarını düşürmeyen ya da elindeki not defterine tıkır tıkır bir şeyler karalayan bir insanla müşerrefsiniz şuan.

Devamını Oku

Kasım’a Veda

3F7A2949 copy (2)

Size olur mu bilmem, ama ben her yılın sonuna doğru biraz hüzünlenirim. Yeni bir seneye başlayacak olmanın garip heyecanı bir yana; geçen koca bir senenin bana kattıkları ya da benden aldıkları için muhasebe zamanı gelmiştir benim için. Hayatıma giren yeni insanları, gördüğüm yeni yerleri, yaptığım işleri gözden geçiririm.. Hani her gece kafanızı yastığa koyduğunuzda, o gün de kimseye karşı bir haksızlık ya da adaletsizlik yapmadığınızı bilerek uyumanın manevi rahatlığı vardır ya; işte her senenin sonunda yine bu huzur ile yeni seneyi karşılamanın derdinde olmak isterim.

Devamını Oku

Ooh La La Mademoiselle

IMG_3926

Bir Pazar öğleden sonrası, yüzünüze hafif güneş vururken, taze fesleğenlerin kokusunu içinize çekmek paha biçilemez. Belki leziz bir tatlı ve kahve eşlik eder, hoparlörden ‘ne me quitte pas’ dinlersiniz. Fenerler, canlı çiçekler, kafesler, salıncaklar ve minderler vardır. Fransız müziklerinden esintiler kulağınıza çarparken, yeşil ve pembeye doyabileceğiniz kadar doyarsınız.

Devamını Oku

Bosna’ yı Anlamak

kapak

Sevgili okuyucu, sen okumaya başlamadan önce belirtmeliyim ki, bu yazı hayatımın hem en kolay, hem de en zor yazılarından biri oldu. Zor oldu, çünkü henüz hayatımın çok genç yaşlarında dünyanın bir yerlerinde savaşlar olurken, bombalar atılırken, insanlar katledilirken, çocuklar ölürken geçirdiğim tüm iyi zamanlar için kendimle derin bir hesaplaşmaya girmeme sebep oldu. Kolay oldu, çünkü o diyarlardan dönüşte yazıya ismini veren “Bosna’yı Anlamak” ifadesinin arkasını nasıl dolduracağımı, nereden başlayacağımı, nasıl anlatacağımı çok iyi biliyordum. Evet “Bosna’yı Anlamak” hayatımın geç kalmış dönüm noktalarından biridir ve belki de bu yazıyla bir nebze olsun kendimi rahatlatmaya çalışıyorum.

Devamını Oku

Gezi Parkı

Birkaç gündür İstanbul’da yaşanan olaylar neticesinde her şeyden önce “uygar bir ülkede” yaşadığını zanneden bir insan olarak ziyadesiyle üzüldüğümü belirtmeliyim. Olaylara şahit olan çocuklarımızın aklına kazınacak ‘gaz bombası atan, jopla saldıran’ polis figüründen dolayı utanç duyuyorum. Gezi Parkı’na gösterdikleri duyarlı tavırlarından dolayı orada olup, medenice hareket eden arkadaşlarımızı tebrik ve takdir ediyorum. Diğer yandan, olayların bu ülkede yaşayan her dinden, her dilden, her fikirden insanı barış sürecinden uzaklaştırmaması tek temennim. Unutmayalım, bizim düşündüğümüz gibi düşünmeyen, bizim savunduğumuz gibi savunmayan insanlar olabilir. Bu durum, kin ve nefret duygularımızı açığa çıkarmamız için bir fırsat ortamı doğurmamalı. Kendimizi duyarlı ve olaylara vakıf bireyler atfederken; çözümü klavye artistliğinde aramayan arkadaşları yargılamak ve barışçıl tavırdan uzaklaşmak hoş değil. Derdimiz bu olayda kimin daha duyarlı olduğunu tespit etmek değil, çözüm arayışı için kafa yormak olmalı. Umarım barış ortamı en kısa sürede sağlanabilir ve aramızda engeller olmadan, insanca yaşamaya devam edebiliriz. Bugün tek duam bu ! Siz dostlarımı ve ülkemi seviyorum ♥

Devamını Oku