Sümela

sümela kaç

Yeni kültürler, yeni mekanlar, yeni insanlar bana hep ilham verir. Bu yüzden seyahat etmeyi seviyorum. Özellikle de tarihi yerleri görmeyi.. Yıllar önce kurulan ve keşfedilen mekanlara bugün bambaşka bir gözle bakmak bana keyif veriyor. Henüz gezme fırsatı bulamadığımız pek çok yer var ülkemizde, bunlar için bir gezi listesi hazırlamak ve en kısa sürede gezmek gerek.

Sümela Manastırı da benim gezi listemin üst sıralarında yer alıyordu ki, geçen haftaki Karadeniz turumuzla listeden çıkarabilmeyi başardım nihayet ! İyi ki de çıkarmışım diyorum, çünkü bu harikulade yapıyı ziyaret etmek beni ziyadesiyle mutlu etti.

IMG_2479

Manastır, Zigana dağlarının eteklerinde 1200 metre rakımda kurulmuş. Buraya çıkabilmek için belli bir yere kadar araçla gidiyorsunuz, sonra ormanın içinden ince ve ve dar bir patika yardımı ile yukarı çıkıyorsunuz. Belli bir yere geldikten sonra yine dik merdivenler sizi Sümela’ya ulaştırıyor. Bu merdivenlerde durup manzaraya şööle bi göz gezdirince muhteşem bir doğa fotoğrafı ile karşılaşıyorsunuz.

Bjorn Christian Torrissen

Fotoğraf: Bjorn Christian Torrissen

IMG_2480

Sümela’da gezerken her bir adımda “vay be, nasıl yapmışlar abi” diyen insanları duymanız olası. Çünkü gerçekten muhteşem bir mimari ve o dönemin şartları düşünüldüğünde neredeyse yapılması imkansız olarak nitelendirilen ölçekte bir yapı var karşınızda. Ben de aynen bu cümlelerle gezdim, “vay be nasıl yapmışlar abi”.

IMG_2483

IMG_2494

IMG_2501

IMG_2497

Sümela’nın asıl adı “Meryem Ana”. Sümela ise manastırın Rumcadaki adı imiş. M.S 395 yıllarında tamamlandığı tahmin ediliyor ve bundan sonra geçen bin yıllık süreç hakkında manastıra ait pek bilgi yok elimizde. Ancak bir zamanlar burada büyük bir dini ve kültürel merkezin olduğuna ihtimal veriliyor. Zira manastırın içindeki rahip odası, zikirhane, kütüphane, çile odası gibi bölümler bu tezi doğruluyor. Özellikle çile odası enteresan geldi bana, neredeyse üç metrekare bile olmayan her tarafı kapalı bir hücre. Rahipler ve keşişler burada inzivaya çekiliyorlarmış.

Manastırı gezerken, odaların duvar ve tavanlarında pek çok freske rastlıyorsunuz. Hz. Meryem ve Hz. İsa figürleri en çok olanları. Manastırı hristiyanlar tarafından değerli kılan da bu freskler zaten. Dünyanın farklı yerlerinden gelen turistlere burada rastlamanız mümkün.

sümela7

IMG_2518 kopya

sümela6

Son olarak eğer burayı ziyaret edecekseniz, yanınıza kalın bir şeyler almanız gerektiğini de hatırlatayım. En azından kapüşonlu bir hırka. Çünkü yağmur ha yağdı ha yağacak gibi hep. Rahat ayakkabılar giyin, rahat kıyafetler tercih edin. Gezerken dikkatimi çeken bir turist gibi topuklu ayakkabıyla gelmeyin mesela;)

Gömlek: H&M , Jean: KOTON,  Ayakkabı: KEDS , Şal: KAYRA

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir