Sergi: Yusuf Franko’nun İnsanları

sergide ben

Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” , 1800’lerin sonlarında İstanbul’a göç eden Lübnan’lı Melkit bir aileden gelen (Halepli Hristiyanlar için kullanılan bir kelime -melkit-) Yusuf Franko Kusa’nın 1884 – 1896 yılları arasında, o dönem yüksek sanat ve finans merkezi haline gelen Beyoğlu / Pera’da bir şekilde bulunmuş; bürokratları, diplomatları, Osmanlı paşalarını, sanatçıları ve cemiyetin önde gelen simalarını yansıttığı karikatürlerini konu alıyor. Sergi’nin beni cezbeden yanı; 19.yy sonlarında Beyoğlu’nda ortaya çıkan bu karikatür albümünün, Amerikalı bir diplomata satılması ve pek çok ülke, kıta gezdikten sonra yeniden, doğduğu yere dönmesi.. Asıl hikaye burada başlıyor bence.. Sergi de bu hikayeden yola çıkarak düzenlenmiş ve sizi bir anda içine çekiyor.

yusuf franko

Nasri Franko’nun oğlu olan Yusuf, Osmanlı hariciyesinde kendisine önemli bir yer edinen babası gibi, Osmanlı bürokratları ile bağlantılar kurmuş, müzakerelerde önemli roller oynayıp padişah tarafından takdir edilerek bâlâ rütbesine terfi ettirilmiş bir Osmanlı bürokratıdır aslında. Fakat ona ün sağlayan asıl şey karikatür yeteneği olmuştur. Öyle ki, Franko 1885 yılında Düvel-i Muazzama’nın İstanbul’da bulunan elçileri ve Osmanlı temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşen İstanbul Konferansı’nda sekreteryada bulunarak konferansı sanatı ile belgeleme fırsatına sahip olmuştur.

yusuf franko sergisi 1

yusuf franko sergisi 2

yusuf franko sergisi 3

Sergi genel olarak birkaç bölümden oluşuyor. Benim en keyif aldığım bölümse; “Diplomatlar ve Mekanları” kısmında, Franko’nun eğlenceli bir yaklaşımla tavsir ettiği büyükelçilerin ve önemli devlet adamlarının karikatürleri oldu.

istiklal caddesi galata eski hali

Sol üstte, İstanbul panaromasından bir kesit Sol altta, Karaköy-İstiklal Tüneli eski hali Sağda, İstiklal Caddesi eski hali

Albümde yer edinmemiş olsa da, 1800’lerin İstanbul’una ait fotoğrafları da sergide görebiliyorsunuz. O dönemin İstanbul’una ışık tutması bakımından da anlamlı hale geliyor. Özellikle Galata ve İstiklal Caddesi’nin (Cadde-i kebir / Grand rue de Pera) eski hallerini görmek insanı heyecanlandırıyor.

naum tiyatrosu

sarah bernhardt yusuf franko

Sarah Bernhardt, 1889

Ek olarak Yusuf Franko, o yıllarda Galata Sarayı’nın karşısında konumlanan ve semtin kültürel tarihinde önemli bir rol oynamış Naum Tiyatrosu‘nun sahibi, Naum Paşa ile de akraba imiş. Tiyatro yabancı pek çok sanatçıyı ve hatta imparatoru konuk etmiş. Abdülmecid ve Abdülaziz de belli başlı operaların temsillerinde hazır olurlarmış. Abdülmecid tiyatro salonlarına şeref vereceği zaman, Sultan’ın atı daha görkemle adım atsın diye, bütün Beyoğlu halılarla kaplanırmış. Yine 1869 ‘da Avusturya-Macaristan İmparatoru I.Fransız Joseph de Naum Tiyatrosu’nu ziyaret edenler arasındaymış. Yusuf Franko’nun Naum Tiyatrosu ile olan bağı, onu sanat camiasına da yakınlaştırmış ve bu bağ ona önemli sanatçıları karikatürize etme  fırsatı vermiş; dört kez Türkiye’ye gelen ünlü Fransız Aktrist Sarah Bernhardt gibi.

yusuf franko sergisi anamed

Ben daha fazla anlatmayayım, siz gidip yerinde görün. Şuan şehirde görebileceğiniz en iyi sergi bence bu. Yusuf Franko’nun İnsanları ile tanışmak ve Osmanlı Perası’nda yaşananlara Franko’nun gözünden bakmak isterseniz bir hafta sonunuzu buraya ayırmalısınız. Sergi Haziran’a kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) ‘nde görülebiliyor.

Çok sevgiler!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir