Renkler ve Ötesi

Kıyafetlerimizde, evimizde, ofisimizde, arabamızda; yaşamımızın her alanında renkleri kullanıyoruz. Ama çoğu zaman bilinçsizce kullanıyoruz. Oysa ki bilmeden kullandığımız her renk bizde olumlu ya da olumsuz duygu değişimlerine sebep olabiliyor. Renk titreşimlerinin oluşturduğu fiziksel etkilerden kaynaklanıyor bu duygu değişimleri. Bazı renkler daha fazla titreşim yayıyor, bazıları daha az.

Öyle ki yüzyıllar önce Uzakdoğu’da renk terapisi bir tedavi yöntemi olarak kullanılıyormuş ve pek çok hastalık üzerinde iyileştirici etki oluşturuyormuş. Günümüzde de halen renklerin iyileştirici etkileri üzerine sağlık araştırmaları yapılmaya devam ediliyor.

Renklerin psikolojimiz üzerindeki bu önemli etkileri, pek çok sektöre de kapı açıyor aslında. Özellikle pazarlamacılar marka çalışmalarına yön verirken renklerin insanda oluşturduğu psikolojik davranışları fazlasıyla dikkate alıyor. Mağaza vitrinleri, satış elemanlarının giysileri, indirim zamanı kullanılan renkler, logolar vs. hepsi bize bir şeyleri çağrıştıracak şekilde kullanılıyor.

Peki hangi renk nasıl bir anlama karşılık geliyor, bizde nasıl bir etki oluşturuyormuş gelin beraber bakalım ;)

Kırmızı: Sıcak renk kategorisinde olan kırmızı, retinada en çok titreşim yapan renk. Kan basıncını artırır ve vücut ısısını harekete geçirir. Enerji ve coşku verir. Ancak uzun süre kırmızıya bakmak biyolojik açıdan rahatsız eder ve bir süre sonra asabiyet yaratabilir. Bu sebeple özellikle yaşam alanlarınızı kurgularken yoğun kırmızı kullanımından kaçınmalısınız.

Diğer yandan kırmızı fazlasıyla dikkat çeken bir renk. Bundandır ki markalar indirim zamanı kırmızıyı afişlerinde fazlaca kullanarak müşteri toplamaya çalışır.

Kırmızı aynı zamanda iştah açar. Fast food firmalarının kırmızıyı bu kadar çok sevmesinin sebebi de budur :)

Sarı: Sıcak renklerdendir. Florasan özelliği vardır ve dikkat çeker. Biraz da geçiciliği temsil eder. Taksilerin sarı olması bundan kaynaklanır.

Sarı batıl inançta hastalık ve hüznü temsil etse de, aslında çok daha güzel anlamları var. Sinir sistemini uyarıcı özelliğinden dolayı insanı zinde tutar ve enerji hissi verir. Aynı zamanda hafızayı güçlendirir.

Turuncu: Neşenin ve dinamizmin rengi. Samimi, sıcak ve sosyal bir ortam yaratır. Kafeteryalarda bu sebeple fazlaca kullanılır. Aynı şekilde aktif spor markaları da turuncuyu sever. Özellikle logolarında kullandıklarını görebilirsiniz.

Yaşam alanınızda kullanacaksanız, turuncuyu dengeli kullanmalısınız. Örneğin duvarlarda yoğun turuncu kullanımı mekanı küçük gösterir ve sizi sıkabilir.

yeşil

Yeşil: Huzur ve dengenin rengidir. Doğayı ifade ettiği için rahatlatıcı ve teskin edici bir özelliği vardır. Yenileyici ve depresyon azaltıcı etkisi vardır.

Aynı zamanda hijyeni de temsil eder. Bu sebeple ameliyathane önlükleri yeşildir. Kozmetik markaları da fazlasıyla kullanır bu rengi.

Mavi: Enginlik ve derinliğin rengidir. Güven duygusunu en çok çağrıştıran renklerden biridir. Yurtdışında yapılan bir ankete göre, doğduğumuzdan beri en fazla maviyi gördüğümüz için (gökyüzünün rengi olması sebebi ile) bizde güven ve aidiyet duygusu oluşturuyormuş. Mavi ailesinden lacivert de aynı şekilde güven duygusu oluşturuyor. Bankacılar ve politikacıların hep lacivert giymesininin sebebini de böylelikle anlamış oluyoruz.

Diğer yandan mavi rengin bize suyu hatırlatması, serinlik ve ferahlık hissi de yaratıyor. Yaz koleksiyonlarında kullanılan marin teması da buradan geliyor.

Mavinin bir başka özelliği de sakinleştirici etkisi. Bir yerde köprü korkuluklarının mavi renge boyandığını görürseniz bilin ki amacı, intihar eylemlerini azaltmakdır. Enteresan değil mi :)

Mor: 3 ana renkten ikisi olan magenta (kırmızı) ve cyan (mavi) renklerinin karışımı olan bir ara renktir mor. Kırmızının enerjisi ve mavinin sakinleştirici etkisini bünyesinde barındırır. Farklı anlamları da var ama en bilineni ihtişamın ve lüksün sembolü olması. Neden ihtişamın rengi derseniz, şuradaki stil postumda açıklamıştım ;)

Morun beni en çok şaşırtan özelliği ise, ruh halimizi karmaşık hale getirmesi. Özellikle dekorasyonda fazla kullanıldığında depresif bir etki oluşturabiliyormuş üzerimizde; aman dikkat duvarlarınızı mora falan boyamayın!

Pembe: Pembenin tatlı tonu sevimliliği çağrıştırdığı için kız çocuklarının rengi olarak bilinir. Koyu tonu olan fuşya ise kadınsılığı temsil eder. Pembe neşe ve mutluluk verir. Sakinleştirici ve yatıştırıcı etki oluşturur. Bu nedenle tedavi merkezlerinde ve hapishanelerde kullanılır, hasta bakıcıların üniformaları da bu sebeple pembedir. Yapılan bir diğer araştırmaya göre pembe giyenlere ödemelerin daha kolay yapıldığı tespit edilmiş. Ofiste maaş günü geldiğinde pembe giymeyi deneyebilirsiniz mesela :)

Diğer yandan pembe hayallerin ve aşkın rengi olarak kabul ediliyor. Hayal kurma içgüdüsü oluşturduğu için, ders çalışılan ortamda kullanımı tavsiye edilmiyor.

Beyaz: Beyazın anlamını hemen hemen herkes bilir. Masumiyet ve temizliğin sembolüdür. Yeni başlangıçları betimler. Bundandır ki gelinler beyaz gelinlik giyer, doktorlar da beyaz önlük. Aynı zamanda tarafsızlık sembolüdür. Beyaz bayrak sallama da buradan gelir.

Beyaz bizi iyiye iter. Zihnimizi temizler, davranışlarımızı ve hayatımızı düzene sokmamıza katkı sağlar. Bu sebeple olabildiğince çok kullanabiliriz : )

Dekorasyonda da güzel bir seçenektir beyaz. Mekanı daha geniş ve ferah gösterir.

Siyah: Zarafet, ağırbaşlılık ve tutkuyu temsil eder. Aynı zamanda gücün ve hırsın da rengidir. Ayakları yere basan, sağlam bir insan imajı verir. Takım elbiselerde ve makam araçlarında çok kullanılır.

Diğer yandan bulunduğu ortama gizemli bir hava katar. Ev dekorasyonunda yoğun kullanımından kaçınmalısınız, karamsarlığa sebep olabilir.

Gri: Uyumluluğu temsil eder. Gerçek anlamda da hemen hemen her renk ile uyum gösterebilir gri. Ne var ki yaratıcılığı çok desteklemediğinden, mutlaka farklı bir renk ile kombinlenmesi tavsiye edilir. Tek başına kullanıldığında uzaklaştırıcı bir etki oluşturabilir. Çünkü bulanıklılığı, sis ve karamsarlık gibi olumsuz şeyleri çağrıştırabilir.

Kahverengi: Toprağın rengi olduğu için doğal ve organik yaşamı çağrıştırır. Bu sebeple yeşil ve mavide olduğu gibi güven hissi oluşturur. Ait olduğumuz dünyaya yakın hissettirir. Bir araştırmaya göre, kahverengi giysiler giydiğimizde karşımızdaki kendisini daha rahat hissediyor ve daha rahat iletişime geçiyormuş.

Kahverengi aynı zamanda konfor hissi uyandıyor. Bu sebeple mobilya sektöründe fazlaca kullanılır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneShare on LinkedIn

2 Comments Renkler ve Ötesi

  1. Pingback: Kombinde 3+1 Formülü - BUSRA ERDOGAN

  2. Pingback: Kombinde 3+1 Formülü - BUSRA ERDOGAN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir