Orda, bir Mostar var uzakta

DSC_0671

Bosna Hersek deyince zihnimizde ilk beliren figürlerden, Mostar. Saraybosna’nın kardeşi, Mimar Hayrettin’in bir gurur timsali olarak şehre armağan ettiği, köprüsüyle müsemma yaralı şehir. Bir o kadar güzel, bir o kadar kendine has.

Kanuni’nin, Sinan’a “Öyle bir köprü yaptırasın ki, bugüne kadar eşi benzeri görülmeye! Türk’ün adını hatırlata, yaşata!” diye fermanlar dizdiği, yüzyıllara konu olmuş, tarih silsilesinde es geçilmez yeri olan güzel Mostar köprüsü..

DSC_0638

Aslında iki eyaletin birleşiminden oluşan Bosna Hersek’in, Hersek denilen topraklarında kalan Mostar, bu bölgenin de en büyük ve ünlü şehri.

DSC_0682

Mostar, tıpkı Saraybosna gibi savaştan etkilenen şehirlerden. Saraybosna’da gezerken yaşadığınız duyguların aynılarını burada da yaşıyorsunuz. Şehirde göreceğiniz  bazı binalardaki mermi izleri, içinizi burkuyor. Özellikle Mostar Köprüsü’nün hazin yıkılma hikayesi, o elem günleri yeniden hatırlatıyor insana.

DSC_0655

DSC_0658

DSC_0680

Yıllar sonra bugün, büyük ölçüde Balkan turlarının önemli noktalarından biri haline gelen Mostar, Neretva Nehri’nin etrafında kurulu güzel bir eski Osmanlı kenti. Dar sokakları, kendine özgün mimarisi, taş evleri ve camileri ile ecdadımızın mirasını yaşatan bu eski şehir, 2005 yılında Unesco Kültür Mirasları listesine de girerek korunma altına alındı.

DSC_0646

DSC_0647

IMG_8985

Mostar – Türk Başkonsolosluğu

Eski şehir denilen köprünün çevresindeki alan, yeme-içme mekanlarının ve hediyelik eşya satan dükkanların yan yana dizili olduğu dar sokaklardan meydana geliyor. Bu binaların da hepsi taştan yapılmış. Biraz ilerleyince karşınıza çıkan köprü şehri iki yakaya ayırıyor. Hırvatlar nehrin batısına, Müslümanlarsa doğusuna yerleşmiş durumda.

IMG_8982

Güzel Mostar silüeti kadar, buraya gelirken yol boyunca ilerleyen nehrin ve etrafındaki bitki örtüsünün de silüetine hayran kalıyorsunuz. Yeşil ve mavi bir arada ancak bu kadar güzel olabilirdi.

IMG_8991

IMG_8994

Doğal güzelliği ile nam salmış Bosna’nın, bir doğa harikası gizli mekanları da gerçekten görülmeye değer. Mostar’dan sonraki durağımız, 15 km ötedeki Blagaj. Burada, bir kayalığın yamacına kurulmuş Türk Tekkesi ve tekkenin hemen yanında, dağdan çıkışına şahit olduğunuz Neretva Nehri’nin kollarından biri olan Buna Nehri’ni göreceksiniz. Blagaj’ı meşhur kılan yer de burası zaten.

IMG_8993

IMG_8992

Yemeye doyamayacağınız “peksimet” denen, bizim yemek kültürümüzde de muadilleri bulunan, ama burada daha bir lezzetli olan hamur işi

Nehrin kenarına konumlanmış yeme-içme yerleri var. Burada tatlı su balığı yemeden dönmeyin. Türkiye’ye göre porsiyonlar bir hayli büyük.

IMG_9003

Alperenler Tekkesi

Blagaj’daki Alperenler Tekkesi’nin, Türk halkı için önemi büyük. 15.yy da Osmanlı buraları fethettikten sonra, Türkler tarafından kurulmuş ve Bosna’nın yerel halkı olan Boşnakların, Müslüman olmasında önemli rol oynamış bir yapı.

IMG_8996

IMG_2734

Bugün de 33 yıllığına bir Türk firması tarafından işletilen Tekke’nin içini ziyaret edebilir, bir zamanlar bektaşi dervişlerinin konakladığı sofalı odaları, Osmanlı mimarisinin tüm detaylarını görebilirsiniz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir