Konsept Defileler

Yapılan her işin bir başlangıç fikri olduğunu söyleyebiliriz. Bir temaya ya da bir düşünceye oturtulmamış işler bana hep öylesine yapılmış, sırf yapılmak için yapılmış işler gibi gelmiştir. Özellikle defilelerde bu durum sıkça yaşanıyor. Hatta bazı tasarımcıların koleksiyonlarını hazırladıktan sonra ana fikirlerini oluşturduklarını düşünüyorum.

Defilelerde kıyafetlerin tasarımları kadar, podyum ve sahnenin de görsel tasarımının önemli olduğu kanaatindeyim. Koleksiyonun ortaya çıkmasındaki ana temayı ve düşünceyi, görsel malzemelerle destekleyip bir araya getiren markalar hedef kitleyi 12’den vuruyor. Tara Subkoff ‘un “Imitation of Christ” isimli İlkbahar-Yaz 2013 gelinlik koleksiyonunu sunma biçimi gibi. Model ve oyuncu Lydia Hearst ‘ın gerçek düğününün yapıldığı defilede, podyum bu düğün konseptine uygun şekilde süslenmiş. Gerçek nedimeler ve gerçek bir papaz var. Hem izleyenler için, hem Lydia Hearst için unutulmaz bir defile olduğu kesin. Defilede nedimelere eşlik eden erkek modellerin kıyafetlerinin tasarımı da yine Tara Subkoff ‘a ait.

Devamını Oku

Bir Stilim Olsun |Audrey Hepburn

Bir çoğumuzun duvarlarını süsleyen, elinde sigarasıyla Audrey Hepburn (Breakfast At Tiffany’s filminden bir kare) moda ve stil adına başlı başına bir ilham kaynağı, hatta ilham perisi. Filmlerinde giydiği her kıyafetin tartışılmaz ölçüde bir moda akımı başlatması, Givenchy gibi bir markanın kıyafetlerini seçmesinin şansımı, yoksa Marilyn Monroe gibi dönemin dolgun kadın ölçülerine aykırı tarzdaki ince ve uzun silüetinin bir yansıması mı bilemiyorum. Ama giydiği her kıyafeti ayrı bir zerafetle taşıdığı şüphesiz.

Devamını Oku