Perşembe, Haziran 21

beylikdüzü escort

Kıbrıs’a Gitmişken Mutlaka Yapılması Gereken 10 Şey 

0
Yavruvatan Kıbrıs.. Gidip gördüğümde aslında ne kadar güzel bir tarihi dokuya ve kent kimliğine sahip olduğu gördüm. Ve bu güzellikleri ile öne çıkacağı yerde, bir kumarhane cenneti olarak nitelendirilmesine bir hayli üzüldüm. Gezilecek görülecek öğrenilecek ders çıkarılacak pek çok noktası, pek çok yanı var. Lanse edilmeye çalışıldığı halinin aksine, bu yazıda kendi gözlemlerim ve deneyimlerimle Kıbrıs’a gitmişken mutlaka yapılması gereken 10 şey ’den bahsedeceğim..
1.Selimiye Camii / Lefkoşa 
Kıbrıs’ın Kuzey ve Güney kesimi ile ikiye bölünmüş başkenti Lefkoşa’da, Luzinyalılar zamanında yapılan St. Sophia Katedrali, bugünkü adı ile Selimiye Cami mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Görkemli mimarisi ve şehrin hemen merkezindeki konumu ile bir ibadet ve dinlenme noktası olarak öne çıkıyor.
2.Bellapais Köyü, Bellapais Manastırı / Girne 
Limon ve nar ağaçlarının gölgesinde, çok şirin dar ölçekte sokak ve evlere sahip bir Akdeniz Köyü Bellapais. Bugünkü adı Beylerbeyi Köyü. Tarihi 1150‘li yıllara kadar uzanan gotik mimariye sahip kentin manzaraya en hakim noktasında yer alan Bellapais Manastırı ise bu köyde görülecek önemli eserlerin başında geliyor. Manastırın kısımlarını gezerken bir yandan muhteşem Kıbrıs manzarasını izleyip hayran kalıyorsunuz. Ayrıca burada konserlerin yapıldığı bir oda yer alıyor. Bizim döneceğimiz tarihte Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestra’sının düzenleyeceği bir konserin afişi vardı, o tarihte orada olamayacağım için bir hayli üzüldüm. Denk gelirseniz bu muhteşem atmosferde bir konser dinletisine katılmalısınız.
3.Kumda Kahve / Lefkoşa
Lefkoşa’da Surlar İçi’nde gezerken, Selimiye Camii’nin müezzini beyefendi ile ayak üstü sohbet etme fırsatımız oldu. Bize gidilecek güzel mekanları tek tek söyledi. Bunlardan biri olan, Selimiye Cami’nin az ilerisindeki Kumda Kahve, sıcacık ortamı ve enfes kahveleri ile mutlaka gidilmesi gereken yerlerden. Ben Dibek Kahvesi’ni denedim, fakat fındıklı, hindistan cevizli ve daha pek çok farklı aromadaki kahvesi de tadılmalı.
4.Lala Mustafa Paşa Cami / Mağusa 
1200‘lü yıllarda Lüzinyalılar tarafından Mağusa’da kilise olarak inşaa edilen St. Nicholas Katedrali bugünkü adıyla Lala Mustafa Paşa Cami, eşsiz mimarisi ile Kıbrıs’ta mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Sonradan camiye dönüştürülen bu tarz yapılarda ilk dikkatimi çeken minaresinin olup olmadığı. Kıbrıs’ta minaresiz çok fazla cami gördüm, bu yapıda katedralin üçgen kubbelerinin yanında minarenin ne kadar güzel bir bütünlük sağladığını görüp hayran kalacaksınız. Hele ki Cuma vakti buraya namaz kılmak için gelenleri görüp ezan sesini duydukça daha da bir mutlu oluyorsunuz. 
5.Kapalı Maraş / Mağusa 
Savaştan geriye kalan bir ölü şehir düşünün. Binalar boşaltılmış, oteller kapatılmış, pek çoğu yağmalanmış, eskiden izler var ama hiç bir ses yok.. İşte Kapalı Maraş dedikleri yer böyle bir yer. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türkler tarafından ele geçirildikten sonra Rum Kesimi ile anlaşmalar sonucu yerleşime kapatılmış. Ve o günden sonra adeta kaderiyle baş başa bırakılmış.. Önceleri burası dünyanın en lüks sayılı turizm merkezlerinden biriymiş. Düşünün ki İngiliz Kraliyet Ailesi merdivenleri altından olan 7 yıldızlı muhteşem bir oteli burada inşa ettirmiş. Sophia Loren’den tutun, Elizabeth Taylor’a, Brigitte Bardot’a kadar onlarca ünlüyü ağırlayan Mağusa’nın bugünkü ise hali gerçekten içler acısı. Kıbrıs’a gitmişken görülmesi gereken yerlerden biri.
6.Akdeniz’in Muhteşem Sularında Yüzülmeli 
Kıbrıs genelde deniz tatili için tercih edilen yerlerin başında geliyor. Dünyanın pek çok noktasından gelen turistleri yaz döneminde burada görmeniz mümkün. Özellikle İngilizler’in uğrak noktası diyebilirim. Zira hem muhteşem plajlara sahip; hem de kendileri için bir hayli ucuza denk gelen bir tatil rotası burası.. Elin turisti gelip bizim sularda yüzerken, biz neden yüzmüyoruz diyenleri duyar gibiyim. Çok haklısınız. Yolunuz yavru vatan’a düşerse, Akdeniz’in sakin, dingin ve masmavi sularınza kendinizi sakince bırakmalısınız.. Bizim otelimiz Gazimağusa’da idi, otelin kendi plajında yüzdük. Fakat özel plajlarda mevcut, internetten kısa bir araştırma ile bulabilirsiniz.
7.Niazi’s Restoran’da Kebap Yenmeli 
Peki “Kıbrıs’ta Ne Yenir ?” diye soranlar için; Niazi’s Restoran Kıbrıs’a giden pek çok kişinin de tavsiye olarak sunduğu bir yer. Biz de tavsiyeler üzerine gittik ve gerçekten çok memnun kaldık. Özellikle Şeftali Kebabı dedikleri muhteşem lezzetli bir kebapları var onu tatmalısınız. Yemek öncesi gelen mezeleri ve karışık kebap şeklinde sundukları porsiyonları da bir hayli doyurucu. Girne’de iki restoranları mevcut, tercih edecekseniz limana yakın olan yerde yemelisiniz.
8.Bibliothèque ‘da Limonata İçilmeli 
Lefkoşa’da Surlar İçi’nde, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nden harabe bir şekilde alınıp, restorasyonla keyifli bir kafeye çevrilmiş Bibliothèque, uçakta tanıştığımız bir hanımefendi tarafından bize tavsiye edilen bir mekandı. Lefkoşa’ya iner inmez bir şeyler atıştırmak için gittik, sunumları ve lezzetleri bizi tatmin etti. Özellikle ev yapımı limonlatalarını mutlaka tatmalısınız. Yalnızca Kıbrıs’lılar biraz yavaşlar 🙂 Mekanın açık alanının üst kısmı rengarenk şemsiyelerle süslenmiş, görsel olarak da oldukça keyifli bir mekana dönmüş. Bir de bu alanda yaz dönemlerinde açık hava konserleri oluyormuş. Türkiye’den sanatçılar buraya gelip konser veriyormuş, denk gelirseniz oldukça keyifli olabilir diye düşünüyorum. Kısaca Lefkoşa’da karnınız acıkırsa ya da bir şeyler içmek isterseniz Bibliothèque ‘ya mutlaka uğramalısınız. 
9.Barbarlık Müzesi Görülmeli 
Kıbrıs’ta sizi en çok etkileyecek yerlerden biri Barbalık Müzesi. Lefkoşa’da yer alan ve dışarıdan bakıldığında tek katlı bahçeli sevimli bir ev gibi gözüken bu müzenin içi kanınızı donduracak bir senaryoyu gözler önüne seriyor. İç savaşın başladığı 1963 yılında, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı Doktoru Binbaşı Dr. Nihat İlhan’ın eşi ve çocuklarının Rum askerleri tarafından nasıl katledildiğini, evdeki kan izlerini, kıyafetlerini, eşyalarını görecek içiniz acıya acıya odaları gezeceksiniz.. Türk-Rum savaşında unutulmaması gereken anıların bir sembolü olarak Barbarlık Müzesi’ni Kıbrıs’a gittiğinizde mutlaka görmelisiniz. 
10.Girne Limanı ve Girne Kalesi
Kıbrıs’ın en hareketli noktalarından biri Girne Limanı. Denizin kıyısında taş binaları ve yan yana dizilmiş restoranları ile tipik bir liman kenti Girne. Geceleri olduğu kadar gündüzleri de bir hayli kalabalık. Harika bir manzara eşliğinde bu limanında yürümeli, dondurmalarından tatmalı, yolun sonunda karşınıza çıkacak Girne Kalesi’ni mutlaka gezmelisiniz. Ufak bir ayrıntı, kale bir hayli büyük olduğu için buraya 1 tam gününüzü ayırmanız doğru olacaktır.

Son olarak Kıbrıs ile ilgili bilmeniz gerekenler:

-Türk vatandaşları olarak hüviyetimizle Kıbrıs’a giriş yapabiliyoruz, yani pasaport zorunluluğu yok. Yurtdışı çıkış harcı da ödemiyoruz. 

-Türk parası kullanılıyor ama otellerde turistlere yönelik bir ekonomi olduğundan menülerin ve otel hizmetlerinin Euro cinsinden yer aldığını bilseniz iyi olur. Bütçenizi ona göre ayarlayın 🙂  

-Kıbrıs çok büyük bir ada değil, gezilecek tüm yerleri araç kiralayarak 3-4 güne sığdırabilirsiniz. Fakat araba kiralayacaksanız trafiğin soldan işlediğini bilmeniz gerekiyor. Yani araç direksiyonları sağda. 

-Sıcak ikliminden ve yoğun turist akımından dolayı mevsim olarak yaz aylarını değil de Eylül ayını tercih edebilirsiniz. Biz Eylül ayında oradaydık ve gerçekten ne kadar doğru bir zamanı seçtiğimizi gittiğimizde gördük. Hem ılık bir havası vardı, hem de kalabalık değildi. 

Paylas.

Yorum Bırak