Keşif: Sahi İstanbul

Hafta sonu İstanbul ‘u yaşamayı seviyorum. Uzun uzun yürümeyi, gözlemlemeyi, yeni mekanlar tanımayı, yeni keşifler yapmayı, kente dokunmayı seviyorum kısacası. Bir süredir kendime koyduğum hedeflerden biri de; her hafta İstanbul’da farklı bir yer keşfi yapmak. Elbette işlerin yoğunluğu ve zamansızlık gibi problemler bu hedefimin önüne set çekebiliyor bazen, ama her fırsatta kendimi dışarı atmaya çalışıyorum :)

Sahi İstanbul da işte bu keşiflerden biri. Karaköy’ün en güzel noktalarından birinde konumlanan; terasında kahvenizi yudumlarken, Kılıç Ali Paşa Camii ‘nin eşsiz atmosferi ile huzur bulabileceğiniz bu mekanı sizlerle paylaşmayı bu kadar çok istememin sebeplerinden biri ise her adımda karşınıza farklı bir hikaye çıkarması. Restoran kısmında dostlarınızla oturup İstanbul havasını içinize çekerken ya da butik kısmında sunduğu birbirinden anlamlı parçalara göz gezdirirken, hikayenin farklı bölümlerinde dolaşıyor gibi hissediyorsunuz.

Hem şehrin kokusunu içine böylesine hapsetmesi, hem de Türk kültürüne ait öğelere; el emeğine ve paylaşmaya bu kadar değer vermesi, Sahi İstanbul’u sevmem için yeterli şahsen. Zaten, manifestosu da bu yüzden “Sahiciyse bizdendir”. Tamamen gerçek olanı, sahi olanı ziyaretçilerine sunan bir anlayışı var. Bu gerçekliği, el yapımı lokum ve çikolatalarından (ki kendi yaptıkları gofretler favorimdir), el yapımı aksesuarlarına, dekoratif öğelerden, cam ve çini işlerine kadar tüm ürünlerde hissediyorsunuz.

Gizlide kalmış tasarımcıları bulup onlara değer katması, cam ustalarını, sanatçıları ve gerçek zanaatkarları desteklemesi; bu anlamda yerel ekonomiye sahip çıkması da takdire şayan.

Orada edindiğim bilgiye göre, butik kısmında minik sergiler de oluyormuş. Şuan güncel olanlardan bir tanesi, Sahi İstanbul’un değer katıp sahiplendiği bir tasarımcı olan Veliye Martı ‘ya ait. Veliye Hanım, Anadolu’nun pek çok yöresinde uzun yıllardır var olan yazmacılık sanatı ile tasarladığı ürünleri “Anadolu’nun İzinde” isimli Koleksiyonu’nda bir araya getirmiş. Kısaca bahsetmek gerekirse; bu sanat bir hayli zor imiş. Tamamen organik olan keten ve kenevirden üretilen kumaşların üzerine, ıhlamur ağacından kesilen ve 1 yıl bekletildikten sonra oyularak şekil verilen kalıplarla desenler basılıyormuş. Bu desen oluşumunda kullanılan boyalar bile tamamen bitki köklerinden elde ediliyormuş, düşünebiliyor musunuz ne kadar zahmetli bir iş:-O

Veliye Hanım Anadolu’nun neredeyse tüm yörelerini gezip araştırarak pek çok farklı kilim motifleri keşfediyor ve bu motifleri koleksiyonun her bir parçasında kullanıyor. Çanta, magnet, masa örtüsü, runner ve peştemal gibi el emeği göz nuru ürünlerle muhteşem bir koleksiyon oluşturuyor.

Eğer hafta sonu yapılacak daha iyi bir planınız yoksa, Karaköy’e doğru uzanıp bu şehir ve kültür kokan mekana ve Veliye Martı ‘nın koleksiyonuna göz atın derim.

Sahi bu “Sahi” nerede derseniz de, adresi şu: Kılıç Ali Paşa Mescit Sok. No:2 Karaköy / İstanbul

Mutlu hafta sonları!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir