Biraz Sanat, Biraz Moda


IMG_2885

Ankara’ya gitmişken Naquesh İstanbul’a uğramadan olmaz. Pardon Ankara mı, İstanbul mu ? diyenler olabilir aranızda. Bilmeyenler için hemen söyleyeyim; bu bildiğin Ankara’daki İstanbul butik. Yani Naquesh İstanbul Cafe&Butik :)

Açıldığı ilk günden bu yana hem sosyal medyada, hem de sanat ve moda camiasında çok ses getirdi Naquesh. Peki nedir burayı bu kadar ayrıcalıklı kılan diye sorarsanız, her köşesinde ayrı bir dünya, ayrı bir meziyet, ayrı bir emek olduğunu söyleyebilirim. Bir yerde moda, bir yerde dekorasyon, bir yerde sanat.. Duvardaki tablolardan tutun, tasarım kıyafetlere, özel taşlı tespihlerden, nakış işlemeli seccadelere, nişan tepsilerinden, helal kozmetik ürünlere kadar pek çok farklı ürün ile müşterilerinin karşısına çıkarak, aslında bir ilki de başarıyor Ankara için. Üstelik cafe&butik formatındaki ilk işletme olarak tescil ve patent belgelerini de almış durumda.

IMG_2847

IMG_2856

IMG_2860

nakış3

Bu kadar farklı seçeneğin bir arada olması, hiç şüphesiz Taha Bey’in çok yönlü kişiliğinin bir yansıması. Çünkü kendisini hem iç mimar, hem de ebru sanatçısı kimliği ile tanıyoruz. Peki içlerinden en ağır basanı hangisi diye soruyorum:

“Ağır basanı yok” diyor.. “Kendimi çok kefeli teraziyi dengede tutan, tutmanın gayretinde olan biri olarak görüyorum.. Ebrunun içinde sanat var, mimarlık sanattan ibaret.. Sanat ise başlı başına bir güzellik.. Hal böyle olunca birbirinden ayırmak zor, çünkü insanın asıl vazifesi dünyayı güzelleştirmektir” 

IMG_2853

Duvardaki tablolara gözüm ilişiyor, hayret ediyorum.

-Bu eserlerin hepsi size mi ait ?

“Evet.. Ama bana ait diyemiyorum.. Yüzyıllardır sanat camiasında tüm üstadlar, ustalarımız bile edeplerinden ‘bana ait, ben yaptım’ dememişlerdir ki ben bu okyanusta bir kum tanesiyim, nasıl diyeyim.. Allah nasib etti, teknede zuhur etti..”

Taha Bey’in tabiri caizse gönül verdiği Ebru sanatı ile tanışması küçük yaşlarda bir tesadüf sonucu olmuş. “Yaşıtlarım saklambaç oynarken ben özel dersler almaya başladım, 10 yıl bitmiş bile” diyor. Ne kadar bu işten anlamasanız da, eserleri incelerken bir huzura kapılıyorsunuz. Kimbilir yaparken neler hissediyor insan..

Bunun açıklamasını da şöyle yapıyor Taha Bey:

“Ben Ebru sanatının hala en iyi rehabilitasyon yöntemi olduğunu savunuyorum.. Dünyanın ve insanın 4/3ü sudan oluşurken insanın kendisiyle, iç dünyasıyla buluşacağı en uygun mekan da su’dur.. Yani teknesinin başı.. Üzgün ya da sinirleyken değil ama.. Çünkü sizde ne varsa tekneye yansır.. Kalp deniz, dil kıyıdır, denizde ne varsa kıyıya vurur misali.. Bir de sabrı, sabretmeyi en iyi öğreten şeydir ebru.. Hayata bakış açınızı genişletip, geniş baktığınız yerlerdeki güzellikleri görmeyi öğretir..” 

Gayri ihtiyarı bu kadar güzel ifade edilen bir sanatı öğrenme ihtiyacı hissediyor insan. Ne kadar zamanda bu sanata vakıf olunabilineceğini merak ediyorum.

IMG_2870

“Sabır sebat ve azim” diyor.. “Benim için öğrenmek zor olmadı, ama yaşımdan dolayı hep ikinci plandaydım.. Az önce bahsettiğim gibi, ebrunun görünen yüzü 8 litre su ile bir tekne.. Görünmeyen yüzü deniz derya.. Öğrendikçe daha da çok öğrenmek istiyorsun.. Küçük yaşta sanat dersleri almak için kim gider ayda 2 kez Ankara’dan İstanbul’a.. Zor olan bunlardı benim için.. Hocalarımın ebru ile tanıştığı yaşlarda ben icazetimi almış oldum.. Niyetin hakkıyla öğrenmek olunca, Allah bütün kapıları ardına kadar açıyor hamdolsun..” 

Meraklılarına duyuralım, Taha Bey Naquesh’te özel ebru dersleri de veriyormuş. Yani şöyle hesap edin, bir hafta sonu gününüzün tamamını burada geçirmenize yetecek kadar fazla aktivite sunuyor size Naquesh. Daha ne olsun :)

Şimdi yeni yerinde müdavimlerini ağırlamaya devam ediyor.

Adresi de tam olarak şöyle: Kızılırmak Mah.  1443. Cad. Ankara Ticaret Merkezi 51/A Çukurambar/Ankara

Gidenler gitmeyenlere duyursun !

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someoneShare on LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir